Çocukluk
travmasından sağ kurtulanlar, sevgi dolu bir ilişkinin sağlayabileceği tüm
huzuru ve güvenliği hak ediyor.
Ancak
istismar veya ihmal geçmişi, başka birine güvenmenin korkutucu olmasına neden
olabilir.
Ahmet
evin tek çocuğuydu. Babası çalışıyor, annesi ise ev hanımıydı. Ahmet, aile içi
kavgalara çok maruz kalıyordu. Babası ile annesi arasında geçen yüksek sesli,
gürültülü kavgalardan her ne kadar rahatsız olsa bile bunu düzeltebilecek bir
güce sahip değildi ve bu, onun çaresiz hissetmesine sebep oluyordu. Dahası;
annesi ile evde geçirdiği zamanların birçoğunu yine korkarak geçirirdi. Birçok
zaman annesinden ‘keşke doğmasaydın’ gibi cümleler duymak onun canını çok acıtıyordu.
Babası genelde çok geç saatlerde eve gelir ve sabah erkenden çıkardı. Hayatta
kalma mücadelesi, bu duruma alışmak zorunda bırakacaktı onu. Annesinden yeteri veya
koşulsuz sevgiyi alamıyor, babası ile hemen hemen hiç iletişim kuramıyordu.
Onlar tarafından fiziksel olmasa bile terk edilmişti.
Ahmet
sevilmediğini, değer görmediğini, bu hayattaki varlığını sürekli düşünmek
zorunda kalacaktı. Bundan sonra kime güvenecekti? Peki ya bizler, travmanın
etkisini daha iyi nasıl anlayabiliriz ve hayatta kalanların kendilerinin ve
partnerlerinin hak ettiği sevgiyi, dostluğu ve desteği bulmalarına nasıl
yardımcı olabiliriz?
Hayatta kalanlar genellikle içten içe kimseye gerçekten güvenilemeyeceğine, yakınlığın tehlikeli olduğuna ve onlar için gerçek sevgi ile yaşayacakları bir bağlılığın imkânsız veya bir hayal olduğuna inanırlar. Birçoğu kusurlu, yeterince iyi ve sevilmeye layık olmadığını söylüyor. Bu gibi düşünceler yaşam boyu ilişkilere zarar verebilir.
Çocukluk döneminde, aile ilişkilerimiz büyük bir korku
kaynağı olursa ya da güvensiz bir şekilde yaşanılır, çocuk kendini yalnız ve
çaresiz hissederse, zihni bu durumlar ile başa çıkmanın bir yolunu bulmaya
çalışır. Bir çocuk aşağıdaki gibi düşüncelere kapılabilir:
Bu düşünceler, çocuğun acı çektiği ve hayatta kalması gerektiği durumlarda, bununla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Ancak bunlar, sonraki zamanlarda iç dünyasını anlamlandırmasına ya da nasıl büyüyeceğini ve başkalarıyla ilişki kuracağını öğrenmesine yardımcı olmaz. Hayatta kalan kişi hayatının ilerleyen dönemlerinde güvenli, sevgi dolu bir partner bulsa bile, kendi kendini sınırlayan senaryolar onda kalır. O düşüncelerden hızlı bir şekilde kurtulup, yeniden başlayamazlar.
Travmanın Davranış ve Ruh Hali Üzerindeki Etkisini
Fark Etmek
Çoğu zaman travmadan kurtulanlar, istismarcı
bir partnerle çocukluk deneyimlerini yeniden yaşarlar. Çocukluk yaraları, bu
döngüleri değiştirmeye çalışan iki istekli insan (romantik ilişki içerisinde)
olmadığı sürece bu şekilde onarılamaz.
Eğer çift tarafından bu durum fark
edilmezse, hayatta kalanlar bir istismar döngüsüne yakalanabilir.
Travma mağduru, güvenli bir
partnerle bile;
Travmanın İlişkiler Üzerindeki Etkisini Görmek
İyileşmemiş travma, yakın ilişkiler
içerisinde kontrolsüz bir güç olarak kabul edilmeli. Duyguları aşırı tetikleyebilir,
sorunları tırmandırabilir ve etkili bir şekilde iletişim kurmayı imkânsız hale
getirebilir.
Sorunlar, aşağıdaki nedenlerle
karmaşık hale gelir:
Bir ilişkide travma geçmişi
yalnızca tek tarafın çözmesi gereken bir sorun değildir. Bir partneri etkileyen
herhangi bir şey diğerini ve ilişkiyi de etkiler.
Pek çok insan travmatik deneyimler
yaşadığının farkında bile değildir. Travmaya dayalı terapi, çiftlerin
travmatik istismar veya ihmali nasıl deneyimlediklerini, bunun onları ve mevcut
ilişkilerini nasıl etkilediğini görmelerine yardımcı olabilir. Bu yaklaşım,
terapistin, çiftlerin geçmişteki sorunlarını mevcut sorunlardan ayırmasına
yardımcı olacak spesifik içgörüler sunmasını sağlar. İlerleme genellikle
bireysel seansların ve çift olarak çalışmanın birleşimiyle daha kolay sağlanır.
Travmadan Hayatta Kalanlar ve Partnerleri İçin Bazı
Öneriler
Travmadan kurtulanların ve
partnerlerinin farklı desteğe ihtiyaçları vardır. Ezici duygular
tetiklendiğinde olayları nasıl sakinleştirirsiniz?
Travma mağduruyla sağlıklı bir bağ
kurmak, iletişim üzerinde çok çalışmak anlamına gelir. İlişki sorunlarıyla
boğuşmak korkuyu artırabilir ve travma geçmişi olan biri için geçmişe dönüşleri
tetikleyebilir.
İletişimin nasıl yönetileceğini
öğrenmek, çiftlerin travma anlayışları geliştikçe sakinleşmelerine ve rahatlık
sağlamalarına yardımcı olur. Örneğin; çiftler şunları yapabilir:
İletişim, geçmişe dönüş sırasında
partnerin sevdiği kişiyi rahatlatmasına da yardımcı olabilir. Teknikler şunları
içerir:
Sonuç olarak; travmanın etkisini ne kadar çok anlarsak, travmadan etkilenenlerin hayatta kalmanın ötesine geçmesine ve daha sağlıklı sevgi dolu ilişkilerin iyileştirici güvenliğini bulmasına o kadar yardımcı olabiliriz.
Ömer Kurt
Copyright © 2024 Uzman Klinik Psikolog Ömer Kurt
YRC Bilişim